Blog



Zeytin ve Zeytinyağına Dair

post img
Cum, Oca 10

Akdeniz'in başladığı yerde bu kadim ağacın gölgesi başlar. Nazlı bir insan gibidir, her iklimde hem toprakta boy vermez zeytin ağacı. Akdenizin iklimini, karakterini bekler boy vereceği topraklardan. O yüzden bir zeytin ağacını alıp Kars'ta dikerseniz, ne kadar bakarsanız bakın ondan verim alamazsınız. Belki ağaç hayata tutunur ama meyve vermez. O yüzden ağacın kendi kadar hayat bulduğu topraklar da önemlidir.

Dünyada çeşit çeşit insanın olduğu aşikar, aynısı zeytin ağacı için de geçerlidir. Mardin'in halhalısı ile Kuzey Ege'nin Şakran (midilli) ağacı aynı kökten gelse de benzemez birbirine. Yediğinizde aynı tadı, keyfi almazsınız. Hele ki zeytini sıkıp yağını elde etmek isterseniz bu fark daha da belirgin olur.

Zeytin ağacından verim almak emek ister. Bu emekte ancak sevmeyle olur. Sevmeden sadece iş olarak görmek yeterli olmayacaktır. Sevgiyle sarıldığınız zaman bu ağaca o da kendisini size açacaktır. Lokman Hekim'in bir sözünde dediği gibi: Uzun yıllar boyunca değişik ilaçlarla insanları tedavi ettim. Bu uzun süre zarfında şu sonuca vardım: "Sevgi ve muhabbetten daha etkili ve tesirli ilaç yoktur" Sevgi ve muhabbetle işe koyulduğunuzda bereketini mutlaka alırsınız.

Zeytinyağı pahalı değil; değerlidir. Çünkü Emek ve sevgi ile yola çıktığınızda zorlu bir mücadele sizi bekler. Toprağın bakımı,ağacın bakımı, olası dış tehditlerle mücadele, hasat meşakkati sonucunda iyi bir zeytinyağı elde etme hem zordur hem de maliyeti yüksektir. Onlarca kişinin emeği ve alın terinin olduğu bu üretim süreçlerinden dolayı zeytinyağı pahalı değil; değerlidir.

Zeytinyağı üreticileri olarak zorlu hava koşullarına ve artan maliyetlere rağmen üretime devam etmek esaslı bir irade ister. Çünkü ellerin nasırlanmadığı, yağmurda soğukta ayazın yüzü ve elleri kesmediği pek görülmez. Üretmenin tüm zorlukları yaşanır bu süreçte. O yüzden zeytinyağı üreticileri biraz alınterinden biraz da ömründen verir bu iş için.

Zeytinyağı nasıl üretilir derseniz , diğer yağlara göre oldukça basit bir yöntem izlenir. Zeytin meyvesinin ezilip hamur haline getirilmesi ile üretilir. Fiziksel işlemin dışında herhangi bir müdahale olmaz. Bu da zeytinyağının doğal olarak korunmasını sağlar, yani tabiattaki hali ile kalması sağlanır. 

Zeytinyağı çeşitleri konusu en çok merak edilen başlıklardan birisidir. Zeytinyağı türk gıda kodeksine göre asidik derecesine göre sınıflandırılır;

- Natürel sızma zeytinyağı (tüketilebilir)
- Natürel birinci zeytinyağı (tüketilebilir)
- Lampant (direkt yemeklerde tüketilemez)

Bununla beraber butik üretimde farklı karakter ve aromada zeytinyağı çeşitleri bulunur. Tadına baktığınızda aradaki farkı net bir şekilde hissedersiniz. Bunlardan başlıcaları;

- Soğuk sıkım erken hasat sızma zeytinyağı : Ekim ayında, zeytin taneleri henüz yeşil iken sıkım yapılan zeytinyağını ifade eder. Modern sistemde (kontinü fabrika) zeytinin sıkımı yapılır.

- Soğuk sıkım taş baskı sızma zeytinyağı : Zeytin tanelerinin her biri iki tonluk granit taşlarla ezilmesi sonucunda elde edilen zeytinyağına sulu baskı ya da taş baskı zeytinyağı denir. Zeytinden ilk yağ elde etme yöntemlerinden birisidir. Türkiye de az sayıda da olsa belli fabrikalarda bu yöntem ile üretim yapılmaktadır. Daha çok insan gücü gerektirdiğinden maliyeti diğer yağlara göre daha yüksektir.

- Olgun hasat zeytinyağı : Olgun hasat zeytin tanelerinin yeşilden siyaha döndüğü zamanda sıkım yapıldığına işaret eder. Siyah zeytin daha çok yağ vermeye müsaittir. Olgunlaşmış zeytin meyvelerinden elde edilen zeytinyağının rengi sarıya daha yakındır. Erken hasat zeytinyağına göre içindeki klorofil miktarı daha düşüktür. Tadında çok keskinlik yoktur ve yemeklerde kullanım için daha uygundur.

Zeytinyağı nasıl muhafaza edilmelidir ? Zeytinyağından beklenen sadece gıda yönü değil, içeriğindeki vitamin ve faydalı bileşenlerden fayda sağlama da amaçlanır. Zeytinin kendisinde bulunan şifasını almak isteriz. Ancak bu şifayı alabilmek için zeytinyağını doğru muhafaza etmek gerekir. Işık,sıcaklık ve hava ile temas zeytinyağının en önemli düşmanlarıdır. Bunlardan korunmalıdır. Serin ve kuru yerde, mümkünse cam şişede ışık görmeyecek şekilde saklanmalı ki, zeytinyağının içindeki faydalı bileşenlerde kayıp olmasın. 

Zeytinyağı saça sürülür mü ? Zeytinyağının ilk kullanım alanı dermokozmetiktir. Yani insanlar zeytinyağını ilk cilt ve saç bakımı için kullanmışlar sonrasında soflarımızın da vazgeçilmezi olmuş bu altın sıvı. Saç ve cilde zeytinyağı sürüldüğünde canlılık kazanıldığı görülür. Cildi besleyen yapısı daha sağlıklı olmamıza destek olur. Saçınıza ve cildinize zeytinyağı sürdüğünüzde kısa sürede yağın emildiğini fark edeceksiniz. 10 dakika içinde cildinizin canlandığını ve derinizin üstünde yağ kalmadığını gördüğünüzde bu altın sıvının mucizesine daha yakından tanıklık etmiş olursunuz.

Hiç dikkat ettiniz mi; yağlı güreşlerde ayçiçek yağı ya da başka bir yağ kullanılmaz, zeytinyağı kullanılır. Çünkü zeytinyağı zarar gören,moraran cilt üzerinde oldukça etkili ve onarıcıdır. Bu yüzden güreşçiler için zeytinyağı ilk yardım ekipmanı bir yerde. Zarar gören, tahriş olan cildin morarmasının önüne geçilmesini sağlamakta.

Toparlayacak olursa zeytinyağı şifadır. Binlerce senedir insanlık bu şifadan nasibini hep almış. Siz de bu şifaden beri olmayın. Hayatınızı zeytin ve zeytinyağı ile şifalandırın. 

Olivkoy Sızma Zeytinyağı © 2019 | Tasarım ve Yazılım :® Erginyazilim.com